8 Eylül 2009 Salı


7 Eylül 2009 Pazartesi

Bugün Darkhan'da otururken, önümden bir elçi geçti. Darkhan her zamanki gibi loş ve tenhaydı. Elçinin çevresinde 3 şeytan vardı. Elçi içeriye doğru ilerleyerek kıyamet adımlarını attı. Bir kadın, onun biraz ilerisinde oturmuş gökleri seyrediyordu. Kadının omzunda bir iyi bir de kötü vardı. Kadın beyaz olana yaslanmıştı. Adam kadının yanından geçerken, kadın gözlerini adama çevirdi. Çok kısa bir an birbirlerine baktılar.  Birkaç masa dışında neredeyse boştu. Adam kadından biraz ötedeki masaya oturdu ve bir kan fıçısı istedi. Barmen hemen fıçıyı getirdi derisi yanmış elleriyle. Kadın o sırada kendi küçük cennetini içmekle meşguldü. Mavi renkli bir şeydi bu cennet, içinde pembe - beyaz bulutlar yüzüyordu. 
Adam kadını incelerken, kadının görece genç olduğunu fark etti. Öyle ki; hala kalbini masanın üzerine koymuş durabiliyordu. Hala her an Darkhan'a giren birinin bir yumruk darbesiyle o kalbi paramparça edebileceği riskini alırdı. 
Adam gelen ikinci kan fıçısının yanında biraz hayal kırıklığı istedi. Barmen hazırlanmalarının biraz zor ve zahmetli olduğunu, bu yüzden biraz bekleteceğini açıkladı. Adam boğuk bir sesle; "Eğer yoksa sorun değil" dediyse de barmen sakin bir ses tonuyla, "Yoo hayır elimizde bol miktarda hayal kırıklığı var efendim" diye yanıtladı.  Ardından da hızlı adımlarla gitti arkasındaki kırmızı, çatallı kuyruğu sallaya sallaya.. 
Kadın adama kaçamak bir bakış attı. O sırada kadının omzundaki beyazla siyah amansız bir savaşa tutulmuşlardı. Adam kan fıçısından dev bir yudum aldı. Kadının baktığı yıldızlı gökyüzüne bakmak onun canını acıtıyordu. Kadının bakabilmesini kıskanmıştı biraz. 
Adam 40 yaşında vardı. Yeri diyarı belli değildi ama yeraltına daha yakındı kadına göre. Giysileri simsiyahtı. Önemli biri gibi görünmüyordu. Sadece başının üstünde dönen 3 tane şeytan vardı, o kadar. İkinci kan fıçısının yanında çıtırdayan hayal kırıklıklarını da mideye indirdi. Artık gitme vakti gelmişti. Barmene hesabı ödedikten sonra tabureden kalktı. 3 şeytan da onunla birlikte ayaklandılar. Elçi kapıdan çıkarken kadına yan gözle bir bakış attı, kadın da aynı karşılığı verdi. Adam hızlı adımlarla uzaklaşırken, kadın da mavi cennetini bitirmişti. Barmene hesabı ve bahşişi takdim ettikten sonra beyaz kanatlarını açtı ve gökyüzüne yükseldi. Barmen kadının arkasından bakıp gidişini izledikten sonra bardakları temizlemeye koyuldu.
_____
 

Copyright 2010 ..

Blog templates Theme by WordpressCenter.com.
Blogger Template by Beta Templates.